Uğur Mumcu

Uğur Mumcu
Bu toplum, bedeninden hiç eksilmeyen yaralarla yaşıyor…

Gözden kaçanı, görülmeyeni, yok sayılanı, değer verilmeyeni, fark edilmeyeni fark ettirmek için...




İzleyiciler

13 Mart 2026 Cuma

“Zamanında topraklarını satmışlar, satmasalarmış” ifadesi hakkında

“Zamanında topraklarını satmışlar, satmasalarmış” ifadesi, Filistin-İsrail meselesinde sıkça kullanılan bir argümandır ve genellikle Osmanlı'nın son dönemi ile İngiliz Mandası yıllarında (yaklaşık 1880-1948 arası) Yahudi örgütlerine yapılan arazi satışlarını işaret eder. Daha derin bakalım; rakamlar, kaynaklar ve bağlamla birlikte.Toprak Satışlarının Genel Boyutu ve KaynaklarıBritanya Mandası'nın resmi kayıtları (Survey of Palestine, 1945-1946) ve BM belgelerine göre:
  • 1945'te Yahudilerin yasal olarak sahip olduğu arazi oranı %5.67 civarındadır (yaklaşık 1.49 milyon dunam).
  • 1947 sonu / 1948 başı itibarıyla bu oran %6.6'ya yükselmiştir (yaklaşık 1.85-2 milyon dunam).
  • Filistin'in toplam alanı yaklaşık 26.3 milyon dunamdır (1 dunam ≈ 1000 m²).
Yani Yahudiler, 1948'de İsrail'in kurulduğu sırada toprakların yaklaşık %6-7'sini yasal yolla satın alarak elde etmiştir. Bu rakamlar, hem Arap kaynaklarında (örneğin BADIL, PASSIA) hem de İsrail yanlısı kaynaklarda (örneğin Jewish Virtual Library'ye atıf yapanlar) büyük ölçüde kabul edilir.Kimler Satış Yaptı? Absentee Landlords (Uzaktan Sahipler)Satışların büyük kısmı yerel Filistinli köylüler (fellahlar) tarafından değil, büyük toprak sahipleri tarafından yapılmıştır. Bunların çoğu:
  • Absentee landlords (Filistin dışında yaşayan, genellikle Beyrut, Şam, Kahire gibi şehirlerde oturan zengin aileler).
  • En meşhur örnek: Sursock ailesi (Lübnan merkezli Hristiyan Ortodoks bir aile). 1872'de Osmanlı'dan Cezre Vadisi'ni (Jezreel Valley / Marj ibn Amir) satın almışlar, sonra 1901-1925 arası Yahudi örgütlerine (özellikle Jewish Colonization Association ve American Zion Commonwealth) 80.000-300.000 dunam arası arazi satmışlardır. Bu satışlar, Yahudi toprak alımlarının %22-58'ini (kaynağa göre değişir) oluşturur.
  • Diğer büyük satıcılar: Efendi ailesi, Beyrutlu Tuqan, Abdülhadi gibi aileler de benzer satışlar yapmıştır.
Yani “Filistinliler sattı” demek kısmen doğru ama yanıltıcıdır; çünkü satanların çoğu Filistin'de yaşamayan, vergi ve yönetim yükünden kurtulmak isteyen büyük toprak ağalarıdır. Yerel köylüler genellikle kira sözleşmesiyle (mülk hakkı değil, kullanım hakkı) toprak işlerdi ve satış sonrası tahliye edilirdi – bu da gerilimi artıran ana faktörlerden biri oldu.Osmanlı Döneminde DurumOsmanlı toprak sistemi (1858 Arazi Kanunnamesi sonrası):
  • Toprakların çoğu miri (devlet mülkü) idi; köylüler kullanım hakkına sahipti ama mülkiyet devlete aitti.
  • 1870'lerden itibaren yabancılara (ve Yahudilere) toprak satışı kısıtlandı ama dolaylı yollarla (Osmanlı vatandaşı Yahudiler veya şirketler üzerinden) devam etti.
  • Osmanlı, 1892'den itibaren Yahudilere toprak satışını yasaklamaya çalıştı ama uygulama zayıftı; özellikle 1. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında satışlar sürdü.
1948 Sonrası Gerçek Tabloİsrail'in 1948'de kontrol ettiği alanın %78-80'i (bugünkü İsrail toprakları), satın alma değil savaş ve terk edilmiş mülkler yoluyla elde edildi:
  • 1947-1949 savaşı sırasında yaklaşık 700.000 Filistinli evlerini terk etti veya çıkarıldı (Nakba).
  • Bu terk edilen mülkler, İsrail'in Absentee Property Law (1950) ile devletleştirildi.
  • Satın alınan %6-7'lik kısım, İsrail'in çekirdek yerleşim alanlarını (kibbutzlar vs.) oluşturdu ama toplam toprağın küçük bir parçasıydı.
Neden Bu Argüman Yaygın?
  • Basitleştirme: Çatışmayı “kendi topraklarını sattılar, sonra pişman oldular” diye açıklamak kolay ve duygusal.
  • Osmanlı mirası anlatısı: Bazı Türk milliyetçi çevrelerde “Araplar Osmanlı'ya ihanet etti, toprak sattı” genellemesiyle birleşiyor.
  • Karşı argüman: Filistin tarafı ise “satışlar zorla, yoksulluktan veya büyük ağalar tarafından yapıldı; asıl sorun savaş ve işgal” diyor.
Evet, tarihsel olarak bazı satışlar olmuş ve bunlar Yahudi yerleşiminin temelini atmış. Ama bu satışlar toplam toprağın %6-7'si kadardı, çoğu büyük absentee sahiplerden geldi ve bugünkü İsrail toprak kontrolünün ana nedeni savaş/ilhak oldu – “satmasalardı olmazdı” iddiası tarihi gerçekleri aşırı basitleştirir.


Siyasi Forum Siyasi-Politik Haber - Makale - Yazılar -- Sosyoloji Toplum bilimi , sosyoloji ders notları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu analizde seni en çok düşündüren nokta ne, ya da kendi gözlemlerinle nasıl yorumluyorsun?

Senin yorumların paylaşımlarımı zenginleştirecek !