Uğur Mumcu

Uğur Mumcu
Bu toplum, bedeninden hiç eksilmeyen yaralarla yaşıyor…

Gözden kaçanı, görülmeyeni, yok sayılanı, değer verilmeyeni, fark edilmeyeni fark ettirmek için...




İzleyiciler

13 Mart 2026 Cuma

“Zamanında topraklarını satmışlar, satmasalarmış” ifadesi hakkında

“Zamanında topraklarını satmışlar, satmasalarmış” ifadesi, Filistin-İsrail meselesinde sıkça kullanılan bir argümandır ve genellikle Osmanlı'nın son dönemi ile İngiliz Mandası yıllarında (yaklaşık 1880-1948 arası) Yahudi örgütlerine yapılan arazi satışlarını işaret eder. Daha derin bakalım; rakamlar, kaynaklar ve bağlamla birlikte.Toprak Satışlarının Genel Boyutu ve KaynaklarıBritanya Mandası'nın resmi kayıtları (Survey of Palestine, 1945-1946) ve BM belgelerine göre:
  • 1945'te Yahudilerin yasal olarak sahip olduğu arazi oranı %5.67 civarındadır (yaklaşık 1.49 milyon dunam).
  • 1947 sonu / 1948 başı itibarıyla bu oran %6.6'ya yükselmiştir (yaklaşık 1.85-2 milyon dunam).
  • Filistin'in toplam alanı yaklaşık 26.3 milyon dunamdır (1 dunam ≈ 1000 m²).

5 Mart 2026 Perşembe

İspanya'nın Filistin politikası tarihi


İspanya'nın Filistin politikası tarihi,  özetle şöyle:
  • Franco dönemi (1939-1975): Uluslararası izolasyonu kırmak için Arap dünyasıyla yakınlaşma. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını tanıyan BM kararlarına destek (1974). İsrail'le ilişki yok.
  • Demokrasi geçişi (1975-1986): Arap bağlarını korurken İsrail'le ilişkileri geciktirdi. Avrupa'ya giriş (1986) sonrası İsrail'le diplomatik bağlar kuruldu – Avrupa'da en geç yapan ülke.
  • 1991: Madrid Barış Konferansı'nı ev sahipliği yaparak Arap-İsrail diyaloğuna tarihi katkı. Oslo sürecinin temeli atıldı.
  • 2000'ler-2010'lar: Tutarlı iki devletli çözüm savunusu. 2014'te Parlamento, Filistin

3 Mart 2026 Salı

Türkiye'nin savunma sanayii yatırımları

Türkiye'nin savunma sanayii yatırımları, özellikle son 20 yılda (2002-2026 arası) olağanüstü bir ivme kazanmış ve ülkeyi dışa bağımlılıktan büyük ölçüde kurtararak küresel bir aktöre dönüştürmüştür. Bu süreçte devlet aklı, stratejik öngörüyle büyük kaynaklar ayırmış; yerli ve milli üretim odaklı politikalarla Ar-Ge, altyapı, tesisleşme ve proje geliştirme yatırımlarını kesintisiz artırmıştır.


Temel Göstergeler ve Dönüşüm (2002'den Günümüze)
  • Proje Sayısı ve Büyüklüğü: 2002'de yalnızca 62 proje yürütülürken (toplam yaklaşık 5-6 milyar dolar bütçe), 2024-2026 itibarıyla 1.100'ün üzerinde proje (hatta bazı kaynaklarda 1.380'e yakın) ve 100 milyar doları aşan toplam portföy hacmine ulaşılmıştır. Bu, yaklaşık 16-20 kat artış anlamına gelir.
  • Yerlilik Oranı: 2000'lerin başında dışa bağımlılık %80'ler seviyesindeyken, bugün kritik sistemlerde %80'in üzerine çıkmıştır. Bu, ambargolara karşı en büyük kalkan olmuştur.
  • Sektör Ciro ve İstihdam: 2002'de sektör cirosu 1-2 milyar dolar civarındayken, 2023-2025'te 15-20 milyar dolar bandına yükselmiştir. Doğrudan istihdam 100.000'in, dolaylı olarak çok daha fazla kişiye ulaşmıştır. Hedef, 2026-2028'de 150.000-158.000 çalışana