- Bulmak ≠ hemen pompadan akıtmak
Petrolü bulmak sadece ilk adımdır. Sonra kuyu açmak, boru hatları kurmak, rafineriye taşımak, işlemek ve dağıtmak yıllar sürer. Yeni bulunan sahalar henüz tam kapasiteye çıkmadı. - Türkiye’nin üretimi hâlâ çok küçük
Dünya petrol piyasası devasa. Türkiye’nin toplam üretimi, ülkenin kendi ihtiyacının çok
Alışmadık Alışmayacağız
Kaldırıma damladı hepimizin yüreğinden bir damla kan --------------- Sosyoloji Toplum bilimi , sosyoloji ders notları
Uğur Mumcu
Gözden kaçanı, görülmeyeni, yok sayılanı, değer verilmeyeni, fark edilmeyeni fark ettirmek için...
İzleyiciler
6 Ağustos 2026 Perşembe
Türkiye’de petrol ve gaz keşifleri
24 Temmuz 2026 Cuma
Özgür Özel'in , Hulisi Akar'ı kızdıran sözleri
- "Sen silah arkadaşlarının bedduasını alan bir adamsın." (Silah arkadaşların sana haklarını helal etmeyerek öldüler.)
- Akar'ı, tutuklanan/cezaevindeki eski silah arkadaşlarını (Hasdal'dakileri) ziyaret etmemekle, onlara sahip çıkmamakla suçladı.
- Darbe sürecinde/öncesinde FETÖ'cülerle ilgili yeterince önlem almamak, kumpas davaları (Balyoz, Ergenekon) döneminde sessiz kalmak gibi eleştiriler de getirdi. cumhuriyet.com.tr
12 Temmuz 2026 Pazar
Yeterli olmaya gönülsüzlük
9 Temmuz 2026 Perşembe
NATO Zirvesi’nde Medya
2 Haziran 2026 Salı
Aynadaki Yabancı ve Kusursuz Maskeler
İnsan kalabalıkların arasına karıştıkça, görünmez bir anlaşmanın sessiz ortağı buluyor kendini. "Beni olduğum gibi kabul etme," diyor sistem, "bizi olduğumuzu sandığımız maskelerle kabul et." Rolünü iyi oynayanların, sahte bir nezaketle örülmüş tahtlarında oturduğu bir dünyada, yürümeyi seçtiğin yol elbet bir yerlerde engebelere çarpacaktır.
Seni sevmeyenler olacak. Bunu bir yenilgi değil, bir nişane gibi göğsünde taşımalısın. Çünkü kolay değilsin.
Kolay olmamak, bugünün dünyasında bir başkaldırıdır. İnsanlar, pürüzsüz yüzeyleri sever; sorgulamayan, akıntıya kapılan, rüzgara göre eğilen ruhları... Oysa sen durup bakıyorsun. Bakmakla yetinmiyor, görüyorsun. Gözlerin, bir vitrin süsü gibi sergilenen o kusursuz sahnelerin arkasındaki dikiş izlerini fark ediyor. Rol yapanı, kelimelerin arkasına saklanan o küçük hesapları, o çok ustaca parlatılmış sahteliği hissediyorsun.
İşte tam da bu yüzden, o kalabalıklar için bir "tehdit" haline geliyorsun.
İnsanlar karanlığı sevdiklerinden değil, ışığın kendi gölgelerini ifşa etmesinden korktuklarından kaçarlar senden. Gerçeği gören bir çift göz, inşa ettikleri o sırça
23 Nisan 2026 Perşembe
Kim programlarsa, o yönetir
20 Nisan 2026 Pazartesi
Elle Yoğurulan Hayat
Günümüzde birçok insan, hayatın akışına kapılmış gibi görünüyor. Teknoloji, medya ve piyasa mantığı, her şeyi daha kolay, daha hızlı ve daha “hazır” hale getirme vaadiyle karşımıza çıkıyor. İlişkiler, tüketim alışkanlıkları, hatta kendi benliğimiz bile bu vaadin etkisi altında kalıyor. Boşanmalar artıyor, gençler tek başına yaşamayı tercih ediyor, bağlar yüzeyselleşiyor. Peki bu tablonun asıl nedeni nedir? Sadece dışarıdaki sistem mi, yoksa bizim bu sisteme verdiğimiz karşılık mı?
Asıl mesele, maruz kalmak ile teslim olmak arasındaki farkta yatıyor. Hayat boyu sayısız etkiye maruz kalıyoruz: akımlar, özendirmeler, kolaylık vaatleri, toplumsal baskılar… Bunlar kaçınılmaz. Ama teslim olmak bir tercihtir. Bu tercihten kaçınanlar, “kokuyu alma” yeteneğini geliştirmiş olanlardır. Başkalarının hazırladığı oyunun farkına varan, “Bu gerçekten benim istediğim şey mi, yoksa bana satılmak istenen bir kolaylık mı?” diye durup sorabilenlerdir.
