Kaldırıma damladı hepimizin yüreğinden bir damla kan --------------- Sosyoloji Toplum bilimi , sosyoloji ders notları
Uğur Mumcu
Bu toplum, bedeninden hiç eksilmeyen yaralarla yaşıyor…
Gözden kaçanı, görülmeyeni, yok sayılanı, değer verilmeyeni, fark edilmeyeni fark ettirmek için...
Gözden kaçanı, görülmeyeni, yok sayılanı, değer verilmeyeni, fark edilmeyeni fark ettirmek için...
29 Nisan 2016 Cuma
29 Mart 2016 Salı
Kelimelerin eksik kaldığı acıların içindeyiz..
Kaç can daha gitmeli, bu lanetli uykudan uyanmamız için? Daha kaç ev, kor alevler içinde kalmalı bu büyük ve tarifsiz acıyla? Kaç baba ağlamalı ‘oğlum soğuk toprakta yatıyor şimdi’ diye? Ve kaç anne gelinliğini örtmeli zamansız yitirdiği kızının tabutuna?
Zamansız acılar yaşıyoruz gülüşler eksik şimdi şarkılar sessiz
Bir gülüştü dudaklarında yaşam her birinin… Hepsinin bedeninde bir umut vardı belki ‘yaşamak tarafı ağır bastığından’… Bilmeleri mümkün müydü ölümün de yaşama dair
23 Mart 2016 Çarşamba
Küçük Yaşta Tanıştık Parayla..
Tarih öncesi zamanlarda doğada tek başına yaşayamayan insanoğlu beraber yaşayabileceği topluluklar oluşturduğunda, yemek, korunma gibi temel ihtiyaçlarnı birlikte karşılarlardı.
Belki de o dönem en önemli şey hayatta kalmaktı. Sonra medeniyetler kuruldu, şehirler inşaa edildi, insanların ürettikleri ya da sahip olduklar şeyleri adaletli bir şekilde alıp satması için para icat edildi.
İnsan emeğinin alınıp satılması için kullanılan bir nesneydi para. Başlangıçta bakırdı, gümüştü, altındı. Sonra hiçbir değeri olmayan metallere ve kağtlara dönüştü. Topluluklar önemli kişilerinin resimlerini ve ekonomik durumlarna göre de sıfırlarını bastırdı paralarına…
İnsanlar küçük yaşta tanıştılar parayla. İstedikleri şeker ya da oyuncağı alabilmek için
19 Mart 2016 Cumartesi
Umutsuzluk ve çaresizlik duygularını tetikleyen şiddet olayları
Son dönemlerde artan terör olayları, pek çok inanda akut stres ve travma gibi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Umutsuzluk ve çaresizlik duygularını tetikleyen şiddet olayları, daha ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.
Çocuklarda stres bozukluğu görülebiliyor
Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümünden Klinik Psikolog Zeren Okçuoğlu Kadıoğlu,
4 Mart 2016 Cuma
Bedeli ‘ölüm’ olan bir kazançtan söz edilemez.
Savaşın Nedeni Barışsa eğer!
Hiç düşündünüz mü, kimse istemediği ve taraf olmadığı, herkesin gereksiz, saçma, akıldışı bulduğu, korkunçluğunu herkesin bildiği halde, neden savaşılır bu dünyada? Neden insanlar sürekli savaşarak ölür ve savaşarak öldürürler?
Savaşı önlemenin yolu, öncelikle söz konusu ortama gerekçe olan mantığın sorgulanmasından geçer. Kime sorarsanız sorun, bütün savaşlar ya kaçınılmazlıktandır ya da zorunluluktan.
Savaşı önlemenin yolu, öncelikle söz konusu ortama gerekçe olan mantığın sorgulanmasından geçer. Kime sorarsanız sorun, bütün savaşlar ya kaçınılmazlıktandır ya da zorunluluktan.
Diyelim ki ‘ölüm-kalım’ ikileminde ortaya atılan bir savaş söz konusu. Bırakınız bir tarafın hayatta kalmasını, her iki taraf için ‘ölümü ve yıkımı artırma olasılığı’ her zaman daha fazladır.
SAVAŞIN OLMADIĞI BİR DÜNYA HAYAL EDELİM
“Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.” – Stefan Zweig
Tasarımcı Oğuzhan Cin, dünyada yaşanan savaş ortamını farklı bir perspektifle resmederek, aslında olması gerekenleri bize hatırlatıyor.
25 Ekim 2015 Pazar
Sadece evcilleştirdiğiniz kişiyi anlayabilirsiniz.
Küçük Prens ile ilgili yazmak ne kadar da zor, güya kısacık bir kitap!
12 yaşındaki Henna birkaç gün önceki doğum gününde kitabı okuyup, çok güzel deyip anlatmaya başladığında onun kötü biri olmama, sorumluluk sahibi ve sorgulayıcı olma yolunda ciddi bir donanım daha kazandığını düşündüm.
“Onu size anlatmaya çalışmamın nedeni, onu unutmak istemiyor olmam.”
Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümünden bir yıl önce yani 1943’te 43 yaşındayken yayımlattığı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)