Uğur Mumcu

Uğur Mumcu
Bu toplum, bedeninden hiç eksilmeyen yaralarla yaşıyor…

Gözden kaçanı, görülmeyeni, yok sayılanı, değer verilmeyeni, fark edilmeyeni fark ettirmek için...




29 Nisan 2011 Cuma

78'liler... / 4

Mustafa Balbay
78 gençliğinin içini kaplayan devrim ateşi, sokaklara başka türlü yansıyordu. Gün geçmiyordu ki bir gencin ölüm haberi gelmesin, bir yer bombalanmasın, bir kahve taranmasın, bir baskın olmasın... Çok klasik söylemle sağ-sol çatışması gibi gösterilen terör ortamı, özünde daha farklı bir zemine oturuyordu.




Gün geçmiyordu ki bir gencin ölüm haberi gelmesin, bir yer bombalanmasın, bir kahve taranmasın, bir baskın olmasın...

Katliam: Sıradan bir sözcük

1 Mayıs 1977 Katliamı

1 Mayıs 1977 Katliamı


37 emekçi yaşamını yitirdi ve 200′den fazla yaralı vardı


23 Nisan 2011 Cumartesi

23 Nisan ve Hakimiyet-i Milliye Bayramı

Hakimiyet-i Milliye Bayramı yeniden kutlanmaya başlanmalı...
Cumhuriyet tarihinin önemli olaylarından biri saltanatın kaldırılmasıdır. Bu ilk aşamada Meclis’te bazı dirençlerle karşılaşan bir karar olmuştur.
“... Türk milleti hâkimiyet ve saltanatını fiilen kendi eline almış bulunuyor. Bu bir oldu bittidir. Söz konusu olan, millete saltanatını hâkimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele, zaten oldu bitti hâline gelmiş olan bir gerçeği kanunla ifadeden ibarettir. Bu mutlaka olacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes meseleyi tabiî olarak karşılarsa, sanırım ki uygun olur. Aksi takdirde, yine gerçek, usulüne uygun olarak ifade edilecektir. Fakat belki de bazı kafalar kesilecektir...” ifadelerini de içeren Atatürk’ün meşhur konuşması ardından, 1 Kasım 1922 günü saltanat ve hilafet birbirinden ayırılmış ve padişahlığa, saltanata son verilmişti.

15 Nisan 2011 Cuma

Köy Enstitüleri ve Toprak Sorunsalı

Kuruluşunun 71. yıldönümünde, dönüp 71 yıl geriye baktığımızda Köy Enstitülerinin, eğitim öğretimde bir yazboz tahtası değil, devinim gücünü ve var olma ilkesini 1923 devriminden alan, aydınlığa yürüyen bir halk hareketi olduğunu görebiliyoruz.


17 Nisan 1940 gün ve 3803 sayılı Köy Enstitüleri Yasası’nın l. maddesinde “Köy öğretmeni ve köye yarayan diğer meslek erbabını yetiştirmek üzere, ziraat işlerine elverişli arazisi bulunan köylerde, Maarif Vekâleti’nce Köy Enstitüleri açılır” denilmektedir. Maddenin içeriğinden, açılacak kurumların enstitü olarak adlandırılmasından da anlaşılacağı gibi, Köy Enstitüleri daha başından, üretici yöntemlerle çalışacak ve öğrenmeyi öğretecek kurumlar olarak tasarçizimlenmiş (dizayn) bulunuyordu.

Evrensel Değerler

Evrensel Değerler


Evrensel değerler konusuna girmeden önce değer kelimesi üzerinde duralım:
“Değer” kelimesinin sözlük anlamı “Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, bir şeyin ya da şahsın taşıdığı yüksek ve yararlı nitelik ya da kıymet “ olarak verilmiştir.
Değer kelimesini, psikolojik açıdan ele aldığımızda, düşünce, eylem işlem yada nesnenin insan için taşıdığı önemi belirleyen, niteliğe ve niceliğe ilişkin inançlardır şeklinde tanımlayabiliriz.

Hepimiz formların, sınıfların, tanımların dünyasında yaşıyoruz

Hepimiz formların, sınıfların, tanımların dünyasında yaşıyoruz.

Hepimiz formların, sınıfların, tanımların dünyasında yaşıyoruz. İnsanoğlunda her şeyi bir sınıfa koyma, her şeyi bir başkasıyla karşılaştırma, her şeyi etiketleme merakı. Hiçbir şeyi kendi alıştığı dışında görmek istemiyor.

Kapitalizm: Özgür Kölelik

Kapitalizm: Özgür Kölelik

Bugüne kadar kapitalizmle ilgili pek çok fikir öne sürüldü. Marx’ından Engels’ine, Hegel’inden Weber’ine kadar pek çok feylesof kapitalizmin ne denli berbat bir ekonomik sistem olduğunu insanların gözüne soka soka anlattı durdu.
Dünyada kapitalizmle ilgili yüz tane yazı yazıldıysa bunların doksan dokuzu kapitalizm karşıtı yazılardır. Kalan biri de muhtemelen bir kapitalistin para vererek yazdırdığı bir yazıdır. Avrupa menşeli olan bu düşünce ve pratik sistemi aslında toprak ağalığı - derebeylik sisteminin gelişmiş bir modelidir. Bu gelişmiş feodal yapı bütün dünyayı sardıkça savaşların sayısı ve etkisi daha da arttı. İnsanlar daha çok çalışıp daha az para kazanır oldu. Burjuva ve proletarya arasındaki mesafe Filipinlerle Andorra arasındaki mesafeden daha da fazla açıldı.
Peki, Bu Kapitalizm Tam Olarak Nedir? Etkileri Nelerdir?

Kapitalist Sistem


Genel tanım kapitalizmin feodalizmden sonra sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan sosyal ve ekonomik bir oluşum olduğu şeklindedir. Neden bu kadar yakın tarihleri verirler anlayamıyorum! Bana göre Kapitalizmin doğuşu Takas (trampa) sisteminin ortaya çıkmasıyla meydana gelir. Ver sığırı al buğdayı ya da ver timsah derisini al aslan kürkünü şeklindeki oluşumdur trampa ekonomisi... Ardından Lidyalılar parayı buldu. Sistem git gide gelişti. Endüstri devrimiyle beraber kapitalizm daha organize bir boyuta ulaştı. Yahudiler, Amerikalı ve İngiliz iktisatçıların üçlü çabasıyla kapitalizm gözle görülür, elle tutulur bir sistem haline geldi ve zaman içinde bugünkü karmaşık yapısına ulaştı. Ve en sonunda şu andaki içinden çıkılamaz durumuna geldi! Sonuç: açlık, sefalet, toplu ölümler ve tarihin hiçbir döneminde görülmemiş bir ekonomik dengesizlik.

13 Nisan 2011 Çarşamba

İsyan - İsyan Resimleri - İsyan Eden Fotoğraflar

Evet isyan bu



İsyan - İsyan Resimleri - İsyan Eden Fotoğraflar



Tek umut ki - yaşam bitti demeye varmıyor dilim -
O da çocukların sesleri..





Aya gidilecek
daha da ötelere
teleskopların bile görmediği yere
Ama bizim dünyada ne zaman kimse
aç kalmayacak,
korkmayacak kimse kimseden,
emretmeyecek kimse kimseye,
yenmeyecek kimse kimseyi,
umudunu çalmayacak kimse kimsenin?
İşte o zaman ben İsyan Etmekten Vazgeçebilim..

8 Nisan 2011 Cuma

2 Nisan 2011 Cumartesi

Öldüğünde banka hesabında üç beş kuruş vardı - Cüneyt Arcayürek

Son günlerde gazetelerdeki kimi aykırı yorumlara geçmeden önce güncelliğini belki uzun bir süre koruyacağa benzeyen Zekeriya Öz olayıyla ilgili bir
habere göz atalım.

Geçenlerde Galatasaray Kulübü’nün Mali İdari Kurulu toplandı.

Fatih Erdoğdu imzalı bu konudaki yazıyı birlikte okuyalım: