Mark Keenan (tam adıyla Mark Gerard Keenan), eski bir BM teknik uzmanı ve teknoloji, güç yapıları ile insan özgürlüğü üzerine eleştirel kitaplar yazan bir yazar. “The AI Illusion” kitabı, yapay zekânın (AI) nasıl bir kontrol aracı haline geldiğini, algoritmalar ve gözetim yoluyla insan davranışını şekillendirdiğini, “dijital totalitarizm” ve teknokrasi tehlikesini tartışıyor.
“Yakında yaşanan kimlik (lived identity) ile yönetilen kimlik (managed identity) arasındaki ayrım bulanıklaşacak” ifadesi şu anlama geliyor:
Siyasi Forum Siyasi-Politik Haber - Makale - Yazılar
-- Sosyoloji Toplum bilimi , sosyoloji ders notları
“Yakında yaşanan kimlik (lived identity) ile yönetilen kimlik (managed identity) arasındaki ayrım bulanıklaşacak” ifadesi şu anlama geliyor:
- Yaşanan kimlik (lived identity): Gerçek hayatta, kendi deneyimlerinizle, duygularınızla, özgür seçimlerinizle, bedeninizle ve bireysel bilincinizle şekillenen “ben” duygusu. Yani doğal, organik, kendi iradenizle yaşadığınız kimliğiniz. Düşünceleriniz, ilişkileriniz, hatalarınız ve başarılarınızla oluşan otantik benlik.
- Yönetilen kimlik (managed identity): Dijital sistemler, AI algoritmaları, sosyal medya platformları, devlet veya şirket veritabanları tarafından oluşturulan, takip edilen, puanlanan, profillenen ve yönlendirilen dijital versiyonunuz. Bu, veri izlerinizden (like’lar, arama geçmişi, konum verileri, kredi puanı, sosyal kredi sistemi benzeri metrikler) türetilen “siz” imajı. AI bu verileri analiz edip size “önerilerde” bulunur, davranışınızı şekillendirir, hatta kararlarınızı önceden tahmin edip etkilemeye çalışır.
- Büyük teknoloji şirketleri (Big Tech): Google, Meta (Facebook), OpenAI, Microsoft, Amazon, Apple gibi devler. Onlar AI modellerini geliştiren, veri toplayan, algoritmaları eğiten ve “kişiselleştirme” adı altında davranış mühendisliği yapan asıl aktörler. Bu şirketlerin mühendisleri, veri bilimcileri ve yöneticileri, sistemin çekirdeğini kodluyor.
- Hükümetler ve devlet kurumları: Özellikle Çin’deki sosyal kredi sistemi gibi modeller, Batı’da ise dijital kimlik (digital ID), CBDC (merkezi banka dijital parası) ve gözetim yasalarıyla entegre edilen sistemler. AB’nin AI Act’i, ABD’de çeşitli regülasyonlar veya ulusal güvenlik gerekçeleriyle devletler de bu altyapıyı şekillendiriyor. Bazı ülkelerde doğrudan “yönetilen kimlik” için altyapı kuruyorlar.
- Teknokrasi yanlısı kurumlar ve düşünce kuruluşları: BM, Dünya Ekonomik Forumu (WEF), Dünya Bankası gibi uluslararası örgütler ve bunların içindeki teknokratlar. Keenan’ın eski çalıştığı ortamlar da bu eleştirinin odağında; yazar, bu yapıların “insan özgürlüğünü” tehdit eden merkeziyetçi, algoritmik kontrol mekanizmaları yarattığını savunuyor.
- AI geliştiricileri ve algoritma tasarımcıları: Pratikte kodu yazan yazılımcılar, ama kararları veren üst düzey yöneticiler ve hissedarlar (yatırım fonları, venture capital). Kar amacı güden şirketler olduğu için, dikkat ekonomisi (attention economy) ve davranış manipülasyonu ön planda.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu analizde seni en çok düşündüren nokta ne, ya da kendi gözlemlerinle nasıl yorumluyorsun?
Senin yorumların paylaşımlarımı zenginleştirecek !