TV programlarını izlerken insanın içinden "Yahu bunlar 50-60 yıl önce de aynı şeyleri söylüyordu, üstelik dedeleri de öyle demişti" demek geliyor. Gözlemler (gençlerde değer kaybı, ahlak erozyonu, kurumların içinin boşalması) büyük ölçüde doğru olabilir, ama tartışma formatı genellikle yüzeysel kalıyor: "Ne hale geldik? Neden böyle? Kim suçlu?" döngüsü. Yeni bir şey söylenmiyor, çünkü derin dinamiklere inmek rahatsız edici olur.
Bu durum sadece benim neslimle ilgili olamaz düşüncesiyle, ufak bir tarihsel araştırma yaptımTarih boyunca hemen her toplumda aynı yakınmalar olmuş:
Antik Roma'da Livius, ahlaki çöküşten dert yanmış.
Eski Yunan'da gençlerin saygısızlığından oldukça şikayet etmiş.
1800'lerde, 1900'lerde, her dönemde "eskiden gençler böyle değildi" demiş