Cehaletin ve Kibrin Bilgelikten Güçlü Görünmesi: Şaşırtıcı mı, Kaçınılmaz mı?
I. Bilgelik Yavaş, Cehalet HızlıdırBilgelik, zamanın içinde olgunlaşan bir şarap gibidir. Yıllar, hatalar, acılar, sorgulamalar ister. Okumak, dinlemek, susmak, anlamak… Her biri birer çentik, birer yara izi.
Cehalet ise bir virüs: Hızla yayılır, bağışıklığı yoktur, semptomları yoktur. Tek bir paylaşım, tek bir slogan, tek bir “biliyorum” iddiası yeter.Kibir, bu virüsün taşıyıcısıdır. “Bilmiyorum” demek, ego için ölümcül bir darbedir. Oysa bilgelik, tam da o cümleyle başlar: “Hiçbir şey bilmiyorum.” (Sokrates)II. Güç, Gerçeğin Değil, İnancın Ölçüsüdür
“Cehaletin ve kibrin bilgelikten güçlü olması şaşırtıcıdır.”
Bu cümleyi ilk okuduğumda, içimde bir duraksama oldu. Şaşırtıcı mı? Belki bir an için evet. Ama ikinci nefeste, insanlık tarihinin sayfalarını çevirmeye başladığımda, şaşkınlığım yerini soğukkanlı bir kabullenişe bıraktı. Çünkü bu durum, ne tesadüf ne de istisna; insan doğasının en eski, en kararlı dinamiğidir.I. Bilgelik Yavaş, Cehalet HızlıdırBilgelik, zamanın içinde olgunlaşan bir şarap gibidir. Yıllar, hatalar, acılar, sorgulamalar ister. Okumak, dinlemek, susmak, anlamak… Her biri birer çentik, birer yara izi.
Cehalet ise bir virüs: Hızla yayılır, bağışıklığı yoktur, semptomları yoktur. Tek bir paylaşım, tek bir slogan, tek bir “biliyorum” iddiası yeter.Kibir, bu virüsün taşıyıcısıdır. “Bilmiyorum” demek, ego için ölümcül bir darbedir. Oysa bilgelik, tam da o cümleyle başlar: “Hiçbir şey bilmiyorum.” (Sokrates)II. Güç, Gerçeğin Değil, İnancın Ölçüsüdür
